İçindekiler

Hakim Abay

Bilingual Edition

On Birinci Söz.

Ornament

Bu sözde Abay, Kazak bozkırında sömürgecilik döneminin ortaya çıkardığı karmaşık toplumsal sorunları ele alır. Ona göre sömürge yönetimi altında hırsızlık, riyakârlık ve benzeri olumsuz davranışlar giderek yaygınlaşmıştır. Elbette bu davranışların hiçbirinin Kazak halkında daha önce hiç görülmediğini söylemek mümkün değildir; çünkü insanlık tarihi boyunca hırsızlık ve kötülük tamamen ortadan kalkmamıştır. Fakat Abay’ın yaşadığı dönemde bu kötü davranışlar adeta toplumun kanayan yarasına dönüşmüş, halk için ağır bir felaket hâline gelmiştir.

Peki durum neden böyle oldu?” diye sorar Abay. Cevabı ise çarpıcıdır: Gerçek hırsızlık yalnızca hırsızlık yapanların işi değildir; asıl hırsızlık, üst makamlarda oturanların elindedir. Nasıl mı? Hırsız mal çalarken, onu engellemesi gereken idareciler sessiz kalır. Çünkü onların da bu durumdan çıkarları vardır. Ertesi gün hem malı çalınan kişi hem de hırsız, adalet aramak için kadının huzuruna gelir. Hırsız, cezadan kurtulmak için rüşvet verir; davacı da malını geri almak için. Böylece hırsızlık, kadı için bir gelir kapısına dönüşür. Dolayısıyla üst makamdakilerin hırsızlığı ortadan kaldırmak gibi bir niyeti yoktur.

Eskiden halk içindeki onurlu aksakallar, sözü dinlenen kişiler hırsızlığı ve bozgunculuğu engelleyebilirdi. Fakat idarenin Rus valilerinin eline geçtiği bu dönemde, onlara hoş görünmek isteyen zenginler bile hırsızlık ve fesat işlerine bulaşmıştır. Nasıl olsa her şeyi rüşvetle hallederim” diye düşünen bu kişiler hem topluma zarar verir hem de biriktirdikleri servetin talan edilmesine göz yumarak kendi hayatlarını da davalarla, sıkıntılarla tüketirler. Abay’a göre bu iki olumsuz davranış —hırsızlık ve riyakârlık— toplumun her kesimine yayılmıştır. Durum böyle olunca şu soru gündeme gelir: Halkı doğru yola kim yöneltecek? Çünkü toplum içinde adalet, dürüstlük, namus, sözünde durmak gibi ahlaki değerler günden güne zayıflamaktadır. Oysa eskiden bu değerlere sahip çıkan, elinde malı ve dilinde sözü olan zenginler vardı. Fakat şimdi onlar bile yanlış yola sapmış durumdadır.

Sonuçta kendi egemenliği elinden alınmış bir halkın durumu ne olabilir? Abay’ın içini kurt gibi kemiren ve onu çaresizliğe sürükleyen en büyük acı budur: Halkının içine düştüğü bu derdi görüp de onu iyileştirmenin yolunu bulamayan çaresizlik. 📚

Kelime Açıklamaları & Grup Çalışması

📚 Kelime Açıklamaları

1. Sömürgecilik: Güçlü bir devletin başka bir milleti ekonomik, siyasi ve sosyal olarak kontrol altına alması.

2. Riyakârlık: İkiyüzlülük, görünüşte iyi olup gerçekte çıkarcı ve sahtekâr davranmak.

3. Üst makam / Üst makamdakiler: Yöneticiler, idare gücünü elinde bulunduran kişiler.

4. Hırsızlığın “gelir kapısı” olması: Bir işten haksız kazanç elde etmek; başkasının zararından kendi çıkarını sağlamak.

5. “İçini kurt gibi kemirmesi”: Derin bir kaygının, sıkıntının insanı içten içe huzursuz etmesi.

İBADET

Он бiрiншi сөз.

Ornament

Қазақ даласына отаршылдық ұрлық, бұзақылық әкелдi. Халқымыздың болмысында орысқа бодан болмай тұрған заманда қылықтар болмады дей алмаймыз. Адам адам болғалы, ұрлық, бұзақылық жойылмай келе жатқан жат қылықтар. Абай заманында осындай жат қылықтар қоғамның мерездi дертiне айналды. Момын елге бұл да бiр ауыр нәубет болды. Нелiктен осылай болды деген жайға келсек, нағыз ұрлықпен айналысатын ұрылар емес, ұлықтар екенiне көзiмiз жетедi. Ол қалай десейсiз ғой? Ұрылар ұрлықпен мал табам деп жүрсе, ұлық оларға тиым салмайды. Себебi өз есебi бар. Күнi ертең алдында әдiлдiк iздеп мал ұрлаған ұры да келедi, малынан айрылған даугер де келедi. Ұры итжеккенге айдалып кетуден басын арашалау үшiн ұлыққа пара берсе, даугер адам малын қайырып алу үшiн ұлыққа пара бередi. Ұрлық ұлық үшiн табыстың көзi, олай болса ұрлықты жоюға ұлықтар мүдделi емес. Бұзақылар болса ел тыныштығын бұзып, дау - дамай туғызып, тағы да қара халықты ұлықтарға кiрiптар етiп жүр. Ертеде ұрлықты, бұзақылықты елдiң естi кiсiлерi тыюшы едi. Ендi билiк орыс әкiмдерiнде болғандықтан соларға жағынам деп ұрлық, бұзақылық дертiне байлар да душар болды. Олар ненi болсын малмен сатып алам дейдi де, жиған - терген дәулетiн талан - таражға салып елдiң де қадiрiн кетiрiп, өз басын да дауға салып далбаса тiршiлiкте күй кешедi. Абай осы екi жат қылықты жұрттың бәрiне де ортақ дейдi. Бұдан сау адам қалмаса, сонда елдi кiм түземек. Ел iшiнде ант, серт, адалдық, ұят сынды парасатты мiнез - құлық әлсiреп барады. Осыны дұрыс жолға салатын қолында малы, аузында сөзi.

бар қазақ байлары десек, олардың өзi бұзақылардың сөзiн сөйлеп бұрыс жолға бастауда. Өз бас билiгi өз қолынан кеткен жұрттың халi осы болмақ. Абайды жегiдей жеп отырған ел басына түскен дерт, содан құтқарудың жолын таппағаннан туған шарасыздық.