İçindekiler

Hakim Abay

Bilingual Edition

On İkinci Söz.

Ornament

İman” kavramı Kazak halkının düşünce dünyasına İslâmiyet’le birlikte girmiş olmakla beraber, zaman içinde ahlâk, vicdan ve insan eğitimiyle ilgili daha derin bir anlam kazanmıştır. Halk arasında erdemli kimselerin ‘iman yüzlü’ diye anılması da bu dönüşümün bir yansımasıdır.

Müslüman anlayışına göre iman sahibi bir kimsenin ibadetten uzak kalması düşünülemez; zira ibadet, İslâm’ın farz kıldığı temel yükümlülüklerdendir. Abay’ın ifade ettiği üzere, kişi iman etmiş ve gücü yettiği ölçüde ibadetini yerine getiriyorsa, bu tutumu desteklenmelidir. Çünkü insan, bildiğini uygular; bilmediğini ondan talep etmek doğru değildir.

Ne var ki Abay’a göre, bir kimse “bildiğim bana yeter, bundan fazlasını öğrenmeye gerek yok” anlayışına kapılırsa, o kişi hakikatin dışına düşmüş olur ve onun ibadeti gerçek anlamda ibadet sayılmaz. Zira bilme isteğini sınırlamak ve öğrenmekten yüz çevirmek imansızlığın bir göstergesidir. Öğrenmeye duyulan ihtiyaç imanın özünü, yani insanın kendini sürekli geliştirme çabasını ifade eder.

Eğer gerçekten müminsen, davranışlarına umursamazlıkla bakamazsın; çünkü umursamazlık, özdeki eksikliği gizleyen bir göz boyamadan ibarettir. Abay, iman kavramını merkeze alarak insan tabiatının ahlâkî yönlerini çözümlemeye çalışır. Onun iman anlayışı, salt bir inanç düzeyi değil, tasavvufî düşüncenin etkisiyle daha geniş ve derin bir mâna taşır. İmanı yalnızca “inanç” değil, aynı zamanda bir “tanıma, idrak ve kavrayış” hâli olarak yorumlamak İslâm düşüncesinde kökleşmiş bir gelenektir. Abay ise bu anlayışı tekrar etmekle yetinmez; Kazakların günlük hayatlarında ve davranışlarında rastlanan kayıtsızlığın dinî yaşayışlarına da yansıdığını gözlemleyerek bundan duyduğu üzüntüyü dile getirir ve kendi düşüncelerini ortaya koyar. 📚

Kelime Açıklamaları & Grup Çalışması

📚 Kelime Açıklamaları

İbadet: Tanrı’ya yöneliş eylemi

Erdem: Ahlâkî üstün nitelik

Kayıtsız: Umursamaz, ilgisiz tutum

Göz boyama: Aldatıcı dış görünüş

Tasavvufî düşünce: Manevî derinlik ve arınma temelli İslâm felsefesi.

İdrak: Derinlemesine anlama yetisi

Kavrayış: Anlama ve idrak yetisi

GERÇEK İMAN

Он екiншi сөз.

Ornament

Иман терминi қазақ санасына ислам дiнi арқылы енгенмен, келе-келе ар, бiлiмнiң басты ұғымына айналған. Халқымыздың жақсы жанды «иман жүздi» дейтiнi содан. Мұсылмандық түсiнiкте иманды адам ғибадатсыз болмайды. Ғибадат дегенiмiз мұсылманның өткеретiн парыздары. Абайдың айтуынша кiмде - кiм иман келтiрiп қадыр - халiнше ғибадат жасап жүрсе, оны құп алу керек. Себебi адам бiлгенiн iстейдi, бiлмегенiн одан талап етуге болмайды. Бiрақ, дейдi Абай ол кiсi осы бiлгенiм жеттi, ендi әрi үйренудiң қажетi жоқ деген түсiнiкке келсе, оны құдай ұрды, ғибадаты ғибадат болмайды. Бiлуге құмарлықты шектеу, талаптанбау имансыздық. Бұл Абайдың ислам дiнiне жасап отырған реформалық әрекетi. Бiлуге құмарлық имандылық мәнiсi деу асқақ ой, ол адамның өзiнiң шексiз дамуын мойындау деген сөз. Иман келтiрсең өз әрекетiңе салғырт қарама, салғырттық көз бояушылық. Абай иман арқылы адамгершiлiк табиғатын ашуға талпынған. Иманды Абай дiни сенiм мағынасында ғана емес өзге мәнде де қолданған. Мұнда ақын дүниетанымына зор ықпалын тигiзген сопылық философияның әсерi айқын аңғарылады. Иманды сенiм емес, таным тұрғысында талдау ислам философиясындағы дәстүр. Абай осы жерде қағиданы тек қайталаумен шектелмей, халық түсiнiгiне орай қазақтардың тұрмыстағы, қарекетiндегi салғырттық дiнiнде де орын алып отырғанын көрiп қынжылғандықтан туған ойларын ортаға салған.