İçindekiler

Hakim Abay

Bilingual Edition

On Beşinci Söz.

Ornament

Hayatta akıllı insanlar da vardır, akılsızlar da. Peki, onları birbirinden nasıl ayırabiliriz? Abay’ın söylediğine göre: “İnsan, yaratılışından itibaren dünyadaki hiçbir şeye ilgi duymadan yaşayamaz; merak ettiği şeyi arayıp durduğu dönem, ömrünün en kıymetli çağları olarak zihninde iz bırakır. Demek ki insanlar, dünyadaki eylem ve tutumlarıyla birbirinden ayrılır.

İnsan dünyaya ilgi duymuyorsa, hayat güzel olmaz. Hayata ilgi duymak, insanın yaşaması için en önemli şarttır. Yaşama duyulan merak, insanın var oluşunun en temel şartıdır. Dünyanın çekiciliği insanı ileriye taşır, kişideki değer ve nitelikleri görünür kılar. Merak dediğimiz şey, aslında tanımayla, kavrayışla başlar. Küçük bir çocuk konuşmayı öğrenip oyun ve okumayla meşgul olmaya başlayınca, dünya onun için bir merak kaynağına dönüşür. Büyüdükçe de bu merakın peşine düştüğü zamanları hatırlar. Tam da bu noktada akıllı insan ile akılsız insan ayrılır. Akıllı kişi, hayatının hiçbir gününü boş geçirmez; düzenli iş yapar, merak ettiği şeyleri hayatına anlam katacak şekilde değerlendirir ve geçmişine baktığında pişmanlık duymaz. Akılsız kişi ise temelsiz, değersiz işlerle uğraşır; anlamlı şeyleri sıradanlaştırır ve ömrünü heba ettiği için sonunda pişman olur. Böyle insanlar “gençliğinde bir merakın peşinden koşar, sonra onu bırakır; yeni bir meraka kapılır. Gençliği hiç tükenmeyecek, gücü hiç azalmayacak sanır; ama birkaç hevesi kovalamaya görsün, boynu tutulur, eklemleri kurur, yeni bir çabaya kudreti kalmaz.

Gayret göstermek için akıl gerekir. Akıl, hayatın değerini ayırt etmeyi sağlayan yetidir. Değersiz şeylere anlam yükleyip onların peşinden gitmek cahilliktir; gerçek manada değerli olana ilgi duymak ise olgunluk ve doğru yoldur. Peki, merak dediğimiz şey esasen nedir? Abay “merak” kavramını bir bilgi kuramı (epistemoloji) terimi gibi kullanır. Bu terim, insanın insani yönlerini geliştiren eylemleri ifade eder. Örneğin, “insan hayatındaki en değerli varlık çocuktur”; çocuk sahibi olmak ve onu iyi yetiştirmek bir meraktır. Gençlik çağlarda yerine göre eğlenmek de böyledir. Zeki ve atılgan bir genç için bilgiye yönelmek hayatın doğal kanunudur.

Hayatı anlamlı kılmak için yalnızca istek yetmez; buna güç ve sebat da gerekir. Bu ise herkesin kolayca başarabileceği bir şey değildir. Demek ki akıllı insanın isteği ile gayreti birbirine denk düşmelidir.

İnsan her şeye ilgi duyar. Şair şöyle der: “Her şeye merak duymak, insanda bir tür tiryakilik, bağımlılık hissi yaratır. Bu tiryakilik, kişiye az ya da çok bir dert getirir. Tiryakisi olunan şeye ulaşıldığında ise bir çeşit sarhoşluk verir. Bu sarhoşluk, insanın eksikliklerini açığa çıkarır, aklın gözünü bağlar; çevresindekilerin dikkatini çeker, insanların “falanın, filanın” (dedikoduculuğa) demesine yol açar; kişiyi sınayan bir hâl doğurur. İnsanın bu sarhoşluktan kendini koruması da zordur. Çünkü sarhoşluk kimi zaman taşkınlığa, boş gevezeliğe ve uygunsuz davranışlara götürür.

Bu nedenle Abay, insanlara kendilerini sürekli olarak değerlendirmelerini ve öz eleştiriyle denetlemelerini öğütler:“Akıllı insanların arasına katılmak istiyorsan, günde bir, olmadı haftada bir, en azından ayda bir kez kendinden hesap sor! Bir önceki muhasebeden bu yana ömrünü nasıl geçirdin? Bilime, ahirete ya da dünyaya yararlı bir şey yaptın mı? Gününü pişman olmayacağın bir şekilde değerlendirdin mi? Yoksa ne yaptığını kendin bile bilmeden mi tükettin?

Elbette akılsız, dikkatsiz kişinin böyle bir işte gözü olmaz; ömrünün en güzel çağlarını heba eder ama bundan bir fayda görmez. Abay’ın bu sözü özellikle felsefe açısından büyük önem taşır. Onun “dünya merakı”, “tiryakilik”, “sarhoşluk” diye adlandırdığı kavramlar birer felsefî kategoridir. Örneğin, “merak” kavramı üzerine uzun uzun konuşulabilir. Toplumsal düşünce sisteminde “aksiyoloji” adı verilen bir bilim dalı vardır. Bu alanın araştırma konusu Rusça “ценность” (değer), Kazakçadaki karşılığı ise Abay’ın sözünü ettiği “merak”, yani insanın değer yüklediği şeydir. 📚

Kelime Açıklamaları & Grup Çalışması

📚 Kelime Açıklamaları

1. Epistemoloji: Bilginin ne olduğunu ve nasıl elde edildiğini inceleyen felsefe dalıdır.

2. Tiryakilik: Bir şeye çok alışma ve onu yapmadan duramama durumu; bağımlılık gibi.

3. Temelsiz (iş / şey): Dayanağı olmayan, sağlam nedeni olmayan; boş, gereksiz.

4. Pişmanlık duymak: Yaptığı bir şeyden ötürü üzülmek, keşke yapmasaydım demek.

5. Kendini kontrol etmek: Duygularını ve davranışlarını düzenlemek, yanlış bir şey yapmamak için kendini durdurmak.

6. Özeleştiri / Kendine hesap sormak: Kendi davranışlarını değerlendirmek; hatalarını fark etmeye çalışmak.

7. Aksiyoloji: Değerleri ve değer yargılarını inceleyen bilim/felsefe dalı.

“Aklın gözünü bağlar” (deyim): İnsanın doğru düşünmesini engellemek, mantığını bulandırmak, sağlıklı karar vermesini zorlaştırmak anlamına gelir.

ALLAH’A İBADET

Он бесiншi сөз.

Ornament

Өмiрде ақылды кiсi бар, ақылсыз кiсi бар. Оларды бiр - бiрiнен қалайша ажыратуға болады. Абай айтуынша: “Әуел - пенде адам болып жаратылған соң, дүниеде ешбiр нәрсенi қызық көрмей жүре алмайды, сол қызықты нәрсесiн iздеген кезi өмiрiнiң ең қызықты уақыты болып ойында қалады.” Демек, адамдар бiр - бiрiнен дүниедегi iс әрекетi арқылы ерекшеленедi. Адам дүниеге қызықпаса өмiрдiң сәнi болмайды. Өмiрге қызығу адамның өмiр сүруiнiң ең басты шарты. Дүниенiң қызығы адамды алға жетелейдi, бойындағы қадiр - қасиетiн айшықтайды. Қызық деген нәрсе танымнан басталады. Баланың тiлi шығып, ойынға, оқуға енген кезiнен бастап дүние қызығы басталады. Жас жетiле келе сол қызықты нәрсенi iздеген уақыты еске түсе бередi. Мiне осы тұста естi кiсiмен есер кiсiнi ажыратуға болады. Естi адам өмiрiнiң әр күнiн босқа жiбермей, тиянақты iс атқарып, қызықты нәрселердi өз ғұмырының қызығына айналдырып, өткен өмiрiнде өкiнiш болмайды. Есер адам болса, баянсыз iстер атқарып, қызықты нәрселердi құнсыздандырып, өмiрiн босқа өткiзiп өкiнумен болады. Мұндай жандар “жастықта бұл қызықтан соң және бiр қызық тауып алатын кiсiмсiп, жастығы тозбастай, буыны босамастай көрiп жүріп бiрер қызықты қуғанда-ақ мойыны қатып, буыны құрып, екiншi талапқа қайрат қылуға жарамай қалады екен.” Талапқа қайрат болу үшiн ақыл керек. Ақыл дегенiмiз өзi дүние қызығын парықтау арқылы анықталмақ. Бағасыз, құнсыз нәрселердi қызықтап ғұмыр кешу надандық. Нағыз қызықты.

қызықтау салауаттылық. Сонда қызық дегенiмiздiң өзi не? Абай “қызықты” дүние танымның ұғымы ретiнде қолданған. Ол қызық дегенде адамның адамшылық болмысын ашатын оның iс - әрекеттерiн айтқан. Айталық, “өмiрдiң бiр қызығы бала деген”. Балалы болу, оны тәрбиелеу қызық. Ретiмен жас кезде ойнап - күлу де қызық. Алғыр, албырт жас кезде бiлiмге ұмтылу өмiрдiң өз заңдылығы. Қызықты өмiр сүру үшiн талап аз, оған қоса қайрат керек. Бұл әркiмнiң қолынан келе бермейдi. Демек, естi кiсiнiң талабына қайраты сай болуы қажет. Пенде болған соң адам әр нәрсеге қызығады. Ақыл құмарлық дертке айналып, оған жетемiн деп жүргенде бiр мастық пайда болады екен дейдi. Ал бұл “мастық бойдан оғатты көп шығарып, ақылдың көзiн байлап, төңiректегi қараушылардың көзiн ашып,” ананы, мынаны” дегiзiп, бойды сынататұғын нәрсе екен. Адамның мастықтан (әйфориядан) аман болуы да қиын iс. Мастық кейде желiк туғызады, көпiрме бос сөдiкке апарады, оған қимыл әрекеттер жасатады. Сондықтан Абай адамдардың өзiне - өзi сын көзiмен қарауын ұсынады: “Егерде естi кiсiлердiң қатарында болғың келсе, күнiнде бiр мәрте, болмаса жұмасында бiр, ең болмаса, айында бiр, өзiңнен-өзiң есеп ал! Сол алдыңғы есеп алғаннан бергi өмiрiңдi қалай өткiздiң екен, не бiлiмге, не ахиретке, не дүниге жарамды, күнiңдi өзiң өкiнбестей қылықпен өткiзiпсiң? Жоқ, болмаса, не қылып өткiзгенiңдi өзiң де бiлмей қалыпсың?” Әрине ақылсыз, есер кісiнiң мұндай шаруамен iсi жоқ, өмiрiңнiң қызықты шағын ит қорлықпен өткiзгенi пайда болмайды. Абайдың бұл сөзi, әсiресе философия үшiн өте мәндi. Оның дүние қызығы, құмарлық, мастық деп отырғандары –.

ұғымдар (категориялар). Мысалы “қызық” деген ұғым туралы мол әңгiме жасауға болады. Қоғамдық ойлау жүйесiндегi аксиологиялық деген бiлiм саласы бар. Оның зерттеу объектiсi орысша айтқанда “ценность”, қазақшасы осы Абай айтқан “қызық” болса керек.