Abay, takvayı (dünya zevklerinden tamamen uzak durmayı) benimsememiş; insanın çalışmasını, üretmesini ve yaşam için çaba göstermesini esas almıştır. Çünkü takva, insanı dünya nimetlerinden uzaklaştırır; fani hayattan el çekmek anlamına gelir. Abay, bu konudaki görüşlerini “bıkmak” kavramı üzerinden geliştirir.
Hayatın türlü görünüşlerinden ve sınırsız eylemlerinden usanmak, takvaya yönelten yolların bir türünü oluşturur. Abay şöyle der: “Bıkmak duygusu, her şeyi görmek isteyen, çok şey görmüş, gördüklerinin tadını, değerini ve hepsinin geçiciliğini fark etmiş akıllı insanda ortaya çıkar. Akıllı kişi, hayattaki her şeyin anlamına dikkat eder; akılsız kişinin hayatı ise yalnızca eğlenceden ibarettir. Bu duruma bakarak şair, “Bazen düşünüyorum da, ahmaklıkla kaygısızlığın da bir çeşit ganimet sanılması boş değildir,” der.
Abay’ın sözünü ettiği bu mesele, bugüne kadar kesin bir çözüm bulmamıştır. Asıl soru şudur:
Doğru yaşamak nedir? Her şeyi düşünerek, sebeplerini araştırarak yaşamak mı; yoksa gülüp eğlenerek günü gününe geçirmek mi? Hangisi doğru, hangisi yanlış? Şair bu sorunun yanıtını şiirlerinde vermiştir. Kısa olan insan ömrü bir kez verilir; bu kısa zamanı sürekli kaygıyla harcamak ne anlama gelir? Hayatın zevklerinden bıkanlar, onun kısalığını fark edenler, yaşamdan da bıkar hâle gelirler. Böylelerinin yöneldiği yol ise takvadır; yani Tanrı yoluna çekilmek. Fakat Abay'a göre akıllı insanın bıkmayacağı bir iş vardır. Şair bunun ne olduğunu açıkça söylemez; ancak ima eder: Akıllı insan ilimden bıkmaz; ressam hayatın görüntülerini çizmekten bıkmaz; kısacası, usta kişi kendi sanatından bıkmaz.
Abay’ın sözünü ettiği “bıkmak”, yalnızca hayatın zevklerinden usanmak değildir; daha derin bir meseledir. Şöyle der: “Dünya durağan değildir; insanın gücü ve ömrü de değişmeden kalmaz. Elbette gücün azalması ve ömrün kısalması insanın işlerine ve karakterine de yansır. Ancak Abay’a göre, bilmek ve öğrenmek tutkusundan akıllı kişi hiçbir zaman bıkmamalıdır. 📚
📚 Kelime Açıklamaları
1. Takva / Takvalık: Dünya zevklerinden uzak durma ve kendini dinî yaşama adama hâli.
2. Zevkten uzaklaşmak: Hayattan keyif almamaya başlamak; dünyadaki güzel şeylere ilgisini yitirmek.
3. Ganimet: Beklenmedik ama değerli bir kazanç; iyi bir şey olarak görülen fırsat.
4. Usanmak: Bir şeyden yorulmak, yılmak, devam etmek istememek (bıkmakla benzer).
5. Kaygı: Endişe, iç sıkıntısı; gelecekle ilgili korku.
6. “Günü gün etmek” (deyim): Gününü eğlenerek, dertsiz tasasız geçirmek.
7. Takva yoluna düşmek: Dünya işlerinden uzaklaşıp tamamen dinî bir yaşama yönelmek.
8. İma etmek: Bir şeyi açıkça söylemeden, üstü kapalı olarak anlatmak.
9. Durağan olmamak: Sabit kalmamak, sürekli değişmek.
BÜYÜKLÜK VE ÖVÜNMEK
Абай тақаулықты мойындамаған, ол адамның еңбегiн, тұрмыс үшiн жасайтын қарекеттерiн қош көрген. Себебi, тақаулық адамды өмiр қызығынан бездiредi. Тақаулық жалған өмiрге түңiлудiң, оны тәркi етудiң бiр түрi. Абай мұндай дүниетанымды қабыл алғанмен осы сөзiнде “жалығу” туралы пiкiрлер өрбiткен. Өмiрдiң мың сан көрiнiсiнен, қисапсыз әрекеттерден жалығу тақаулыққа бастайтын соқпақтың бiр түрi. Мұны Абай деп басқан. Ол “ Жалығу деген әр ненi көрем деген, көп көрген, дәмiн, бағасын - бәрiнiң де баянсызын бiлiп жеткен, ойлы адамнан шығады”-дейдi. Ойлы адам әр нәрсенiң түпкi мәнiне зер салса, ойсыз жанның өмiрi сауық - сайранға толы. Соған қарап, ақын ақымақтық, қайғысыздық та бiр ғанибет пе деп ойлаймын дейдi. Абайдың бұл көтерiп отырған мәселесi әлiмсақтан шешуiн таппай келедi. Анығында дұрыс өмiр сүру деген не? Ананы - мынаны ойлап, баршама жайдың жай - жапсарын, себеп салдарын зерттеумен күн өткiзу ме, әлде ойын - күлкiмен, сауықпен күн кешу ме. Қайсысы дұрыс, қайсысы бұрыс. Ақын бұл сұраққа жауапты өлеңдерiнде берген. Ол наданның сүйгенi көппен дүрмек деген. Бірақ, шолақ ғұмыр адамға бірақ рет беріледі екен, оның өзi жаныңды жеп, қайғымен өтсе не болғаны. Сондықтан өмiр қызығынан жалыққандар, оның шолақтығын бiлгендер тiршiлiктен де жалығады. Ондайлардың атқаратын қызыметi негiзiнен - тақуалық, яғни құдай жолына түсу. Одан бергi де ойылы адамның жалықпайтын бiр iсi бар. Оның ақын не екенiн айтпаған. Адам бiлiмнен, ғылым-.
нан жалықпайды, суреткер өмiр көрiнiстерiн бейнелеуден жалықпайды., қысқаша шебер өз iсiнен танбайды. Жалығу деген де Абайдың айтып отырғаны тек өмiр қызығы емес, тереңiрек мәселе. Ол “дүние бiр қалыпта тұрмайды, адамның қуаты, ғұмыры бiр қалыпта тұрмайды”-дейдi. Әрине, қуаттың азаюы, ғұмырдың қысқаруы адамның iсiне, мiнезiне өзгерiстер әкелмей тұрмайды. Бiрақ, мен ойлаймын бiлмекке құмарлыққа, сiрә ойлы адам жалықпаса керек.