İçindekiler

Hakim Abay

Bilingual Edition

Yirmi Dokuzuncu Söz.

Ornament

Biz, atasözlerini halkın ortak sözü olarak görmüş ve onlara eleştiri yöneltmeyi âdeta sakıncalı saymaya alışmışızdır. Oysa Abay, bu yerleşik kabule karşı sert ve açık bir eleştiri getirir. Gerçekten de bilgisizlikten doğup zamanla kalıplaşarak “halk sözü” niteliği kazanmış; ne terbiye edici ne de ibret verici bir güce sahip olmayan atasözleri hakkında neden açıkça konuşulmasın? Abay bu hususta şöyle der: “Türk atasözlerinin bir kısmı işe yarar nitelikte olsa da, bir kısmı bırakınız işe yaramayı, ne dinî değerlere ne de insani ölçülere uygun düşmektedir.

Ardından bu yargısını desteklemek üzere bazı atasözlerini eleştirir. Elbette Abay’ın bu eleştirileriyle hem aynı fikirde olmak hem de onlara karşı çıkmak mümkündür. Sırf Abay böyle söyledi diye meseleyi bütünüyle kapatmak, kuşkusuz bir yanılgı olur. Zira Abay, daima büyük ve temel meseleler üzerinde durmuş; insanı ve toplumu ilgilendiren esaslı sorunları tartışmaya açmıştır. Böylesine kapsamlı ve derin konularda, ne kadar büyük olursa olsun, tek bir kişinin söylediklerini mutlak hakikat olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu sebeple, “Abay söyledi” diye bir düşünceyi sorgulamadan benimsemek yerine, ona eleştirel bir bakışla yaklaşmak bizzat Abay’ın düşünce geleneğine uygundur. Nitekim Abay, hiçbir âlime körü körüne bağlanmamış; söylenenleri aklın süzgecinden geçirerek gerekli olanı almış, doğru bulmadıklarını ise açıkça ifade etmekten çekinmemiştir. Onun Kazak atasözleri hakkındaki değerlendirmeleri de bu tavrın belirgin bir tezahürüdür.

Abay, bu sözünde yedi atasözünü eleştirel bir incelemeye tâbi tutmaktadır. Bunlar şu

şekilde sıralanabilir:

1. “Yoksul isen, onurdan vazgeç” (“Жарлы болсаң,

2. “Uygun koşul bulunduğunda kar dahi yanar” (“Қалауын тапса,

3.“Usulünü bilirsen insanoğlunun vermeyeceği hiçbir şey yoktur” (“Сұрауын тапса, адам баласының бермесi жоқ”

4. “Adın çıkmıyorsa, yeri yak” (“Aтың шықпаса,

5. “Yüz gün dişi deve olmaktansa bir gün erkek deve ol” (“Жүз күн атан болғанша, бiр күн бура бол”

6. “Altını gören melek doğru yoldan çıkar” (“Aлтын көрсе перiште жолдан таяды”

7. “Anne babadan mal tatlıdır, altın evden can daha tatlıdır” (“Ата-анадан мал тәттi, алтын үйден жан тәттi”).

Abay, söz konusu atasözlerini eleştiriye tâbi tutmakla birlikte, bunun yanı sıra insanlık dışı ve vicdanla bağdaşmayan davranış biçimlerinin de varlığına dikkat çeker. Ona göre, insan adına layık olmayan tutum ve davranışlar sergileyen bireyler toplum içinde mevcuttur. Halkın “Anne babadan mal tatlıdır” atasözünü dile getirmesi de, bu tür eğilimlere karşı bir uyarı ve sakındırma işlevi taşımaktadır. Nitekim dünyada anne babasından ziyade maddî varlığa değer veren kimselerin azımsanmayacak ölçüde bulunduğu bilinmektedir.

Bu durum, insanlar arasında ahlâkî açıdan uygunsuz davranışların varlığını ortaya koymakta; atasözlerinin de bu tür tutumları doğrudan ve somut biçimde işaret ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla atasözlerinin yalnızca olumlu ve ideal davranışları teşvik eden ifadeler olarak değil, aynı zamanda insanı insanlık dışı tutumlardan korumayı amaçlayan uyarıcı söylemler olarak da değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Abay’ın yukarıda anılan atasözlerine ilişkin yorumları bu çerçevede anlam kazanmaktadır. Burada vurgulanması gereken temel husus, Abay’ın dünya görüşünün dar veya sınırlı olmadığıdır. O, düşüncelerini serbestçe ifade edebilen bir mütefekkir olarak, meseleleri kesin ve nihai cevaplar vermekten ziyade, problematik hâle getirmeyi tercih etmiştir. Abay’ın düşüncelerinin değeri, sunduğu çözümlerin kesinliğinden çok, ele aldığı sorunları görünür kılmasında yatmaktadır.

Abay’ın metinleri, okuyucuyu derin düşünmeye sevk eden bir nitelik taşır. Gençlere örnek olsun diye yazdım” ifadesi, yalnızca şiirsel bir söylem değil; Hakîm Abay’ın düşünce dünyasını belirleyen temel bir ilkeyi yansıtmaktadır. Onun yazıları, okuyucunun hem düşünmesini hem de düşünceyi hayata geçirmesini amaçlayan, açık ve anlamlı bir üslupla kaleme alınmıştır. Abay’ın vecizelerini çoğu zaman soru formunda kurması ve cevapları okuyucuya bırakması, düşünceyi harekete geçirmenin ve edilgin zihniyeti uyandırmanın etkili bir yöntemi olarak değerlendirilebilir. 📚

Kelime Açıklamaları & Grup Çalışması

📚 Kelime Açıklamaları

Eleştiri: Bir düşünceyi, eseri ya da davranışı olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirme, eksik ve hatalı yanlarını gerekçeleriyle ortaya koyma sürecidir.

İbret verici: Kişiye bir olay, söz veya durum üzerinden ders çıkarma imkânı sunan, benzer hatalara düşmemesi için uyarıcı nitelik taşıyan anlamdadır.

Körü körüne bağlanma: Bir düşünceye, kişiye ya da geleneğe sorgulamadan, aklî ve ahlâkî değerlendirme yapmadan bağlılık gösterme tutumudur. Bu ifade, eleştirel düşüncenin yokluğunu vurgular.

Tezahür: Soyut bir düşüncenin, duygunun ya da tutumun somut bir biçimde ortaya çıkması, görünür hâle gelmesi anlamına gelir. Genellikle bir düşüncenin pratikteki yansımasını ifade eder.

Tâbi tutmak: Bir kişi, düşünce ya da olguyu belirli bir inceleme, değerlendirme veya işlem sürecine dahil etmek anlamında kullanılır.

Teşvik etme: Bir davranışın, tutumun ya da düşüncenin ortaya çıkmasını özendirmek, desteklemek ve yönlendirmek anlamına gelir.

Mütefekkir: Derinlemesine düşünen, olayları ve kavramları sistemli, eleştirel ve felsefî bir bakışla ele alan düşünce insanıdır. Mütefekkir, yalnızca bilgi aktaran değil, anlam üreten kişidir.

Nihai: Bir sürecin son aşamasını, artık değiştirilmeye açık olmayan kesin sonucunu ifade eder.

“UTANMAZ YÜZE YORULMAZ ÇENE VERIR”

Жиырма тоғызыншы сөз.

Ornament

Бiз мақал-мәтелдердi халық сөзi деп, оларға шаң жуытпауға дағдыланғанбыз. Абай болса сларға ауыр сын айтқан. Шынында да бiлместiктен пайда болып, қалыптасып “халық сөзiне” айналған, тәрбие үшiн де, ғибрат үшiн де қуаты жоқ мақал-мәтелдер туралы несiне ашық айтпасқа. Абай: “Қазақ мақалдарының көбiнiң iске татырлығы да бар, iске татымақ түгiл, не құдайшылыққа, не адамшылыққа жарамайтұғыны да бар”, - дейдi де, бiрнеше мақалдарды сынайды. Әрине, Абай сынымен келiсуге де, келiспеуге де болады. Абай айтқан екен деп, мәселенi мүлдем жауып қойсақ қателесемiз. Себебi, Абай үлкен - үлкен айтулы мәселелер туралы сөз қозғаған. Ұлы тақарыптар туралы қандай ұлы болсын бiр адамның айтқаны ақиқат бола бермейдi. Сондықтан Абай айтты деген сөзге сын көзбен қараудың өзi Абай дәстүрi. Абай ешқандай ғұламаға бас иiп, соның сөзiн дәлме - дәл қабылдамаған адам. Ол керегiн алып, сөз санасына салып, дұрыс деп таппаған iстi ашық айта бiлген. Қазақ мақалдары туралы айтқандары да соның бiр көрнiсi. Абай бұл сөзде жетi мақалды сынайды. Олар: “Жарлы болсаң, арлы болма”, “қалауың тапса, қар жанады”, “Сұрауын тапса, адам баласының бермесi жоқ”, “атың шықпаса, жер өрте”, “Жүз күн атан болғанша, бiр күн бура бол”, “алтын көрсе перiште жолдан таяды”, “Ата- анадан мал тәттi, алтын үйден жан тәттi”. Бұл мақалдарды Абай бiр қырынан сынға алған, адамшылықтан, ардан өзге де қылықтар бар. Адам атын бүр-.

кенiп жүрген ант ұрған, хайуандар бар. Сондықтан солардан сақтандыру үшiн халық “Ата-анадан мал тәттi”, - деген мақалды айтады. Ата-анасынан малы тәттi ант ұрғандар дүниеде қаншама. Демек, адамдар арасында осындай жатымсыз қылықтар бар, олар нақтылы бейнеленген. Сiрә, мақалдар тек позитивтiк мәнде ғана емес, адамды жат қылықтардан сақтандыру мақсатында да қызмет атқаратынын естен шығармау керек. Абайдың жоғарыда келтiрген мақалдарға берген түсiнiктемесi белгiлi. Бiздiң айтпағымыз Абай дүниетанымы шектеулi емес, ол өз ойын еркiн айта бiлген ойшыл. Оның айтқандарының көбiсi нақтылы жауап бергендiгiмен емес, мәселенi көтерумен құнды. Абай көбiне оқырманға ой сала жазған. Оның көкiрегi сезiмдi, тiлi орамды, “жаздым үлгi жастарға бермек үшiн” дегенi тек өлең жолдары емес, Хакiм Абайдың ойшылдығының принципi. Ойшыл жастар айтылған сөздiң мәнiн өздерi тереңдетiп әкеткен. Оны Абай жақсы бiлген, сондықтан қара сөздерiнде ол көбiнесе сұрақ қойып отырады. Салмақты оқырманның өзiне тастағанды ұнатады. Бұл ұйқыдағы ойды оятудың өте бiр тиiмдi тәсiлi.