Bu sözünde Abay, halkının sıkça tekrarladığı “Sanatın başı birliktir, bereketin başı yaşamdır (dirliktir)” atasözü etrafında derin bir düşünce dünyası kurar. Herkes bu sözü dile getirir; peki ama onun özünü, içsel anlamını kavrayabiliyor muyuz? Aydın bir soruyla konuşmasına başlar: “Birlik hangi halkta bulunur?
Bağımsızlığı elinden alınmış, kendi başına karar veremeyen, iradesi başka birinin elinde olan bir toplumda gerçek anlamda birlik olur mu? Aklı sadece geçici çıkarlarla sınırlı olan halk, birliği sofranın ortak olmasıyla, atın, malın, elbisenin bölüşülmesiyle eş tutar. Abay bu dar görüşlü anlayışı eleştirir. Bu türden yüzeysel birliktelikler, insanları ya tembelliğe iter ya da yoksulluk içinde boğar. Kim garanti edebilir ki ortak malı paylaşan insanlar, zamanla çalışmayı bırakıp başkalarının sırtından geçinen asalaklara dönüşmeyecek?
Bu tür birlik, kar sularının geçici varlığı gibi kısa ömürlü olur. Akrabalar bir araya gelip mal-mülkü paylaşırken, sonunda çalışmadan kazanç sağlama derdine düşüp aralarında nifak çıkarmaya başlarlar. Böyle bir birliğin sonu dağılmaktır. Abay burada çok önemli bir ayrım yapar: Gerçek birlik, aklın birliğidir.
Aklın birliği deyince şair yalnızca entelektüel ortaklığı kastetmez. Bu, derin bir anlayışı ve toplumsal bilinçle hareket etmeyi ifade eder. Aklı olan insan, halkının geleceğini düşünür, bireysel değil toplumsal menfaatleri gözetir. Abay’ın özlediği birlik budur: birlikte düşünüp birlikte karar verebilmek.
Abay, atasözünün ikinci bölümündeki “yaşam-dirlik” kavramını da felsefi açıdan irdelemektedir. Yaşam nedir? Bu, bütün çağların düşünürlerinin sorduğu bir sorudur. Günlük geçimini sağladığına sevinen, korkuyla, kaygıyla yaşam süren insanı Abay diri saymaz. Bedenen hayatta olsa da gönlü ölüdür bu insanların. Hayata düşman, emeğe yabancı, asalak yaşam süren kişilerin kalbinde cesaret, ruhunda erdem kalmaz. Şair böylelerini şu dizelerle tanımlar:
Tembel, boş gezen, her şey hazır,
Görünüşü kurnaz, içi paslı,
Sonunu düşünmez, utanmaz arsız,
Böyle yaşamakta ne hayır var,
Allah’ın verdiği temiz ölüm bin kat daha hayırlı!
Abay’a göre yaşamak sadece nefes alıp vermek değildir. Onun hayat anlayışı yalnızca faydacılığa değil, ahlaka, vicdana, onura dayanır. Şerefini, haysiyetini satıp yaşayan insanı o, eleştirir.
Bu düşünceler, kardeşi Ospan’ın vefatına yazdığı “Ospan’a” adlı şiirinde de yankı bulur. Şair orada şöyle der: “Ne güzel öldün sen, yüzün hiç solmadan...
Bu, bazı ölümlerin yaşamdan daha onurlu olduğuna işaret eder. Onursuz bir yaşam, insanlığa aykırıdır.
Demek ki “bereketin başı dirliktir” derken Abay, bu dirliği ancak amaçlı, onurlu ve alın teriyle kazanılan bir yaşamla açıklamak ister. Gerçek yaşam, ahlakla yoğrulmuş emeğin ürünüdür. 📚
📚 Kelime Açıklamaları
Birlik : Toplumsal ya da düşünsel dayanışma ve bütünlük.
Tembel : Çalışmayı sevmeyen, zahmetten kaçan kişi.
3. Dirlik: Düzenli, huzurlu ve çalışmaya dayalı hayat tarzı.
4. Boş gezen (deyim): Hiçbir iş yapmayan, çalışmayan, üretmeyen; zamanını amaçsızca geçiren kişi için kullanılır.
BEDEN VE RUH ARZUSU ÜZERİNE
Бұл сөзде Абай қазақтың “өнер алды - бiрлiк, ырыс алды - тiрлiк” деген мақалы төңiрегiнде философиялық мәнде ой өрбiткен. Тегiнде мақалды бәрiмiз айтамыз, бiрақ оның iшкi мазмұнын зердемiзге салдық па? Бiрлiк қандай елде болмақ деп ашық сауал қояды. Басы бодандыққа түскен, ел болып өзiн билемеген халықта қандай бiрлiк болмақ, оны қазақтар бiле бермейдi, ойдың ойынша бiрлiк ат ортақ, ас ортақ, киiм ортақ, дәулет ортақ болса болғаны. Абай бұл тоғышарлық, тар өрiстiлiктi сынайды. Олай болған адамдар не кедей, не бай болмай ортақ дәулет бiткенше мал табудың орнына жатып iшер жалқауға айналмасына кiм кепiлдек бередi. Ал мұндай бiрлiк қар суындай уақытша ғана кезеңдi қамтиды. Ағайын бiрлiк етсе, онда ол өз бетiмен қарекет етiп, пайда таппай пәле iздеумен айналыспақ. Бұл бiрлiк те ортақ дәулет таусылғанда ыдарайды. Абай мұны жоққа шығарып, нағыз бiрлiк ақыл бiрлiгi дейдi. Ақын ақыл бiрлiгi не дегенге тегiн тоқталмаған. Оның көп қырлары бар. Мысалы, ақылға салып ел қамын ойлау нағыз бiрлiк. Абай тегi осы бақытты меңзеп отырса керек. “Бiрлiк” хақында осындай ой айтқан. Абай мақалдың екiншi жартысындағы “тiрлiк” деген ұғымды талдайды. Тiрлiк деген не ? Бұл бар заман ойшылдарының қойған сауалы. Абай әншейiн күнiн көргенiнде мәз болып, қорқып - үркiп өмiр сүргендi тiрлiк деп есептемейдi. Ондай өмiр сүрген жандардың өзi тiрi болғанымен көкiрегi өлi. Мұндай тiрлiк иелерi өмiрге дұшпан болады. Адал еңбекпен мал таппаған, паразиттiк күн көрiске түскен жолда жiгер бомайды:.
Кеселi жалқау, қылжақбас, Әзiр тамақ, әзiр тас, Сыртың –пысық,iшiң- нас Артын ойлап ұялмас. Бұлай тiрi жүрмiн дегенше Алланың ақ өлiмiнiң өзi артық - дейдi Абай. Тiрлiк туралы ақын философиясы таза прагматизмге ғана емес, адам бойындағы парасаттылыққа бастайды. Ар, намыс, ұжданды сатып тiрлiк етудi Абай сынға алған. Абайдың осы қағидасы iнiсi Оспанның қазасына орай жазған “Оспанға” деген өлеңiнде бар. Онда “Жайдары жүзiң жабылмай, жақсы өлiпсiң, япырмай!” деуi ақынның кей жағдайда өлiмнiң өмiрден биiк болуын айтқаны. Ит тiрлiктiң өмiрге еш қажетi жоқ. Сондықтан да “ырыс алды - тiрлiк” дегенде тiрлiк алдымен мақсатқа лайықталған таза еңбекпен анықталса керек.